Veriler ışık hızında yükleniyor...
Veriler ışık hızında yükleniyor...

Biliyoruz ki uydular;Bir gök cisminin çekiminde kalarak onun çevresinde dolanan ve onunla birlikte Güneş çevresinde dönen daha küçük gökcisimleridir. Uydunun tanımını biliyoruz fakat hangi gezegenin uydusu ve görevleri neler bilmiyoruz. İşte bu yazıda bunları öğreneceğiz.
İlk olarak herkesin bildiği geceleri sokaklarda yürürken bize parlaklığı ile yol gösteren evet tahmin ettiğiniz gibi Dünyamızın uydusu:Ay

Belki de aklınızda şöyle bir soru var "Ay ilginç değil ki neden ay?" Ancak Ay, bildiğimizden çok daha inanılmaz. "Bir insan için küçük, insanlık için dev bir adım." Neil Armstrong'un aya ilk ayak bastığı an söylediği bu sözler belki de asırlar boyunca unutulmayacak. Biz insanlar, o an Ay'ın bütün sırlarını çözdüğümüzü sanmıştık.Ancak Ay hâlâ gizemlerle ve sürprizlerle dolu.
Bu güzel gezegen, Dünyamız'ın tek ve yegâne uydusu olan Ay nasıl oluştu?

Bilim insanları tarafından birkaç farklı oluşum teorisi ortaya atılmıştır.Ancak olma olasılığı en yüksek olan oluşum teorisi: Büyük Çarpışma Teorisidir.
Günümüzden 4.5 milyar yıl kadar önce Mars boyutlarında Theia adında bir ön-gezegen, Dünya'ya çarparak gezegenimizden çok büyük parçalar kopararak uzaya dağıtmıştır. Kütle çekimi nedeniyle uzaya fırlayan parçalar birbiriyle bütünleşmiş ve bugün "Ay" adını verdiğimiz uydumuzu oluşturmuştur.
Bilim insanlarının öne sürdüğü diğer alternatif teoriler şunlardır:
Ay Dünya'dan ayrıldı. (Fisyon Teorisi)
Ay, Güneş Sistemi'nin başka bir yerinde oluştu ve Dünya'nın yer çekimi tarafından yakalandı. (Yakalama Teorisi)
Dünya ve Ay, protoplaneter diskten aynı anda oluştu. (Ortak Oluşum Teorisi)

Güneş sistemindeki en büyük gezegendir. Çapı Dünya'nın çapının on bir katıdır. Güneş'in etrafında bir tur atması on iki yılı alır ve Güneş'e Dünya'nın olduğundan beş kat daha uzaktır. Kütleçekimi Dünya'nın kütleçekiminin 2,64 katı kadardır. Jüpiter'in yörüngesinde 79 bilinen uydu vardır. En büyük dört tanesi: lo, Europa, Ganymede ve Callisto'dur. 1610 yılında astronom Galileo Galilei tarafından keşfedildikleri için onun adına bu uydulara "Galilei Uyduları" denir.
Lo Jüpiter'e en yakın uydudur. Kelimenin tam anlamıyla lo volkanik bir dünyadır. Peki ya lo neden bu kadar aktiftir?
Çünkü Jüpiter ve üç Galilei uydusunun kütleçekim güçleri arasında kalmıştır. Bu çekişme lo'nun şeklini bozar, bu da içerde sürtünmeye ve dolayısıyla da ısınmaya sebep olur, volkanik aktiviteleri tetikler. Buna gelgit ısısı denir.

Ancak aklınıza Dünya'da gerçekleşen volkanik olayları getirmeyin çünkü lo'daki volkanik patlamalar Dünya'daki volkanik patlamalardan çok daha sert ve kuvvetlidir. Yüksekliği 70-280 km'ye kadar çıkabilir.
Bu volkanlar kükürt ve kükürt dioksitten meydana gelir. Yapılan gözlemler sonucunda lav akıntılarına sıcaklıkların 1450-1750°C olduğu bulunmuştur.

Ganymede, güneş sistemindeki en büyük uydudur; hatta Merkür gezegeninden bile büyüktür. Karanlık yüzeyi çıkıntılarla kaplıdır. Yüzeyin bazı yerlerinde beyaz lekeler görülür bunlar güneş sisteminin oluşum aşamasından kalan enkazın parçaları olan göktaşlarının uyduya çarpıp yerkabuğuna gömülerek açtıkları kraterlerden etrafa buz sıçratarak oluşturulmuştur.
7 Ocak 1610 tarihinde Galileo Galilei tarafından bulunmuş ve o dönemde tanımlanan 4 Galilei uydusu arasında gezegene yakınlık açısından üçüncü sırada bulunması nedeniyle Jüpiter'in 'III' numaralı uydusu olarak adlandırılmıştır.
Bu açıklama bilimseldi şimdi de Ganymede'nin Yunan mitolojisindeki yerine bir göz atalım. Yunan mitolojisinde Ganymede Zeus'un sakisi idi. Bu isim ve diğer Galilei uydularının isimlerinin kullanılması uzun süre tercih edilmedi ve 20. yüzyılın ortalarına kadar da ortak kullanıma girmedi. Bunun yerine Roma rakamlarıyla "Jüpiter III" veya "Jüpiter'in üçüncü uydusu" olarak da anılır. Ve de bir erkek figürünün adını taşıyan tek Galilei uydusudur.

Europa(veya Jüpiter II), Jüpiter'in yörüngesinde bulunan dört Galilei uydusunun en küçüğüdür. Ve güneş sisteminin en pürüzsüz yüzeyine sahip cisimdir.3100 km'lik bir ekvatoral çapa sahip olan Europa, Ay'dan biraz daha küçüktür(yaklaşık %90'ı kadardır.) Silikatlardan oluşur ve bir su-buz kabuğuna sahiptir. Olasıdır ki içinde demir-nikel bir çekirdek vardır ve dıştan çoğunlukla oksijenden oluşan ince bir atmosfer ile çevrilidir. NASA'nın açıklamasında: Europadan yayılan su buharının, olimpik boyutlu bir yüzme havuzunu dakikalar içinde dolduracak boyutta olduğu belirtilmekteydi. Bu açıklama heyecanlandırdı!

Büyüklükte Jüpiter'in uyduları arasında ikincidir. Yüzeyi kraterlerle kaplıdır ve Güneş sisteminin en büyük krateri olan Valhalla krateri burada bulunur. Çapı 4000 km kadardır.
Karanlık bir yüzeye sahip olmasının nedeni; Albedosu (bir gök cismin ışığı yansıtma miktarı) oldukça düşük olduğundandır. Peki Callisto neden ilginçtir?
Voyager görüntüleri, Callisto'nun jeolojik süreçlerle yenilenmediğini ortaya koydu. İşte bu nedenle bazı bilim insanları Callisto'nun sadece sıkıcı bir uydu olduğunu düşünmüşlerdi. Ancak NASA'nın Galileo uzay aracı sayesinde Callisto'nun da diğer ilginç uydular gibi bir sırrı olduğu anlaşıldı; yüzeyinin altında tuzlu bir okyanus. Aradığımız yaşam formu, Callisto'nun karanlık yüzeyinde bir yerlerde olabilir.

Enceladus, 28 Ağustos 1789'da William Herschel tarafından keşfedilmitir. Yaşam olasılığı yüksek olduğu kabül ediliyor! Bu düşüncenin sebebi, Enceladus'ta keşfedilen amino asitlerdir. Peki Enceladus'ta amino asitlerin var olduğunu nereden biliyoruz?
GAYZERLER. Bu gayzerler ilk olarak uydunun çekirdeğindeki maddeleri püskürten güçlü hidrotermal bacalardan yükseliyor. Suyla karışarak uzaya su buharı ve buz parçacıkları olarak fışkırıyor. 2005 yılında Cassini uzay aracı, buz parçalarının içinde bulunan moleküllerin azot ve oksijen taşıyan bileşikler içerdiği keşfedilmiştir.

Güneş Sistemimizdeki en çok uyduya sahip olan gezegendir. Satürn'ün tam olarak 82 uydusu vardır. Bu uydulardan insanlık için en önemli uydular: Enceladus ve Titan dır. Titan, Satürn'ün en büyük uydusudur. Titan uydusunun özellikleri:
Fiziksel Özellikler: Oratalam yarıçapı 2.574,73 km, yüzey alanı 8,3 milyon km kare ve hacmi 7,16 milyar km küp tür.
Atmosfer: çoğunlukla azottan oluşan kalın bir atmosfere sahiptir. Yüzey basıncı, Dünya'nınkinden yaklaşık %60 daha fazladır.
Sıcaklık: Yüzey sıcaklığı -179°C'dir.
Yörünge: Satürn etrafındaki bir turu 15 gün 22 saatte tamamlar.
Yüzey: Kayalık bir yapıya sahiptir ve en üst tabakada buz tabakası ile kabuk katmanı arasında bir okyanus bulunduğu düşünülmektedir.
Keşif: İlk olarak 25 Mart 1655 tarihinde Hollandalı gökbilimci Christiaan Huygens tarafından keşfedilmitir.

Peki ya Titan uydusunun insanlık için önemi nedir?
1. Yaşam Potansiyeli: Titan, güneş sisteminde yoğun bir atmosfere sahip olan tek uydudur ve bu atmosfer, Dünya'nın ilk zamanlarındaki atmosfere benzemektedir. Ayrıca, yüzeyindeki metan ve etan gölleri yaşamın ilkel formları için uygun kimyasal ortamlar sunabilir.
2. Jeolojik Yapı: Titan'ın yüzeyindeki sıvı okyanuslar ve mevsimsel değişimler, Dünya'ya benzeyen bir jeolojik yapı sergilemektedir. Bu, uydunun evrendeki yaşamın kökenini anlamak için mükemmel bir laboratuvar olmasını sağlar.
3. Keşif Misyonları: NASA'nın Dragonfly misyonu, Titan'da mikrobiyal yaşanabilirliği ve peribiyotik kimyayı incelemek üzere planlanmıştır. Bu tür misyonlar, uydunun daha fazla sırrını açığa çıkarmaya ve uzayda yaşam arayışını ilerletmeye yardımcı olacaktır.
Görüldüğü gibi Güneş Sistemimiz ilginç gökcisimlerini barındıran ucu bucağı görünmeyen bir okyanus ve hepsi keşfedilmeyi bekliyor. Bu yazıyla amacım Güneş Sistemimizin harikulade olduğunu göstermekti. Ve umarım başarmışımdır. Diğer yazı gelene kadar bilimle kalın! Araştırın! Öğrenin!
https://solarsystem.nasa.gov/solar-system/our-solar-system/in-depth